Kategori: <span>Diş</span>

Diş Teli Nedir? Diş Teli Fiyatları Ne Kadar?

Diş teli günümüzün en kolay diş sorunu çözümlerinden birisi haline gelmiştir, yapım seçeneklerine ve diş sorunlarına göre değişen fiyatlar ile her bütçe için ideal bir çözüm sunmaktadır. Diş teli fiyatları, 2,500 – 6.000 ₺ arasında çene sayısı ve diş bozukluklarına göre değişmektedir.

Diş teli tedavisi, dişlerdeki çarpıklıkları ve yamuklukları tedavi ettirmek için başvurulan bir yöntemdir. Diş teli tedavisi sayesinde dişlerinizi istediğiniz dizilime kavuşturabilirsiniz. Ayrıca çene yapınızdaki problemleri tedavi ettirebilir ve gülüş tasarımıyla estetik bir gülüşe sahip olabilirsiniz. Diş teli tedavisi, ortodontistler tarafından gerçekleştirilmektedir. Ortodonti tedavisiyle, her yaştan insan istediği diş dizilimine ve estetik gülüş tasarımına kavuşabilir.

Çene kemiği üzerine düzensiz bir şekilde yerleşen, çapraşık ve yamuk dişleri tedavi ettirebilmeniz için başvurulan tedaviye diş teli tedavisi denmektedir. Diş teli tedavisi, dişlere yapıştırılan braketler ve braketleri sabitlemek için kullanılan diş teli sayesinde dişleriniz zamanla düzleşerek istediğiniz dizilime kavuşabilir.

Diş Teli Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diş teli tedavisi hem alt çene hem de üst çene için ayrı ayrı uygulanabileceği gibi, her iki çene içinde uygulanabilir. Diş teli tedavisi taktırma aşamaları şu şekildedir.

  • Diş teli tedavisinde ilk olarak muayene işlemi gerçekleştirilir. Ağız ve diş muayenesi esnasında mevcut olan problemler belirlenir. Belirlenen problemlerin tedavisi gerçekleştirilir. Tedavi süreci tamamlandıktan sonra dişlerin ve çene yapısının röntgeni ve fotoğrafları çekilerek takılacak diş tellerinin ölçüleri alınır.
  • Diş teli tedavisi için muayene işlemleri gerçekleştirdikten sonra tedavi süreci planlanır ve hazırlıklar tamamlanır. Bu süreçte diş teli tedavisine geçilmeden önce, eksik dişleriniz varsa bu boşlukları doldurabilmek için implant tedavisi, dolgu tedavisi gibi tedaviler gerçekleştirilir.
  • Ağız ve dişler, diş teli tedavisine uygun hale getirildikten sonra diş teli tedavisinde kullanılacak olan braket ve tel seçimi gerçekleştirilir.
  • Diş teli takılırken dişlerde, taş ya da plaklar varsa bu problemler ortadan kaldırılır.
  • Daha sonra diş telleri, dişlere geleneksel yöntemle ya da bonding uygulamasıyla yerleştirilerek tedavi süreci tamamlanır.

Diş Teli Çeşitleri ve Diş Teli Fiyatı

Ortodonti tedavisinde kullanılacak olan diş teli çeşitleri, uzman diş hekimlerinin önerileri doğrultusunda tedavi olacak insanların tercihine bırakılmıştır. Bu nedenle hangi diş telini kullanacağınıza karar verebilmek için Diş Teli çeşitleri hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Diş Teli çeşitleri şunlardır.

  • Şeffaf Plaklar
  • Metal Diş Telleri
  • Görünmez (Lingual) Diş Telleri
  • Şeffaf Diş telleri

Şeffaf Plak

Şeffaf Plak tedavisi, diğer ortodonti tedavilerinden farklı şekilde gerçekleştirilmektedir. Diğer diş teli tedavilerinde kullanılan braket ve diş teli bu tedavide kullanılmamaktadır. Şeffaf plak tedavisi, özel laboratuar ortamlarında hazırlanmakta olan plaklarla gerçekleştirilir. Şeffaf plaklar üretilirken seri şekilde gerçekleştirilir. Seri şekilde hazırlanan şeffaf plaklar belirli sürelerde değiştirilerek dişlerin istenilen dizilime kavuşması sağlanır.

Şeffaf plaklar hastalar istediklerinde çıkarabilecekleri ya da takabilecekleri şekilde tasarlanırlar. Şeffaf plaklar diğer insanlar tarafından görülemeyeceği için, tedavi alan bireylere estetik açıdan hiçbir sorun çıkarmazlar. Bu nedenle günümüzde ortodonti tedavilerinde en çok başvurulan tedavi yöntemlerinden biridir.  Şeffaf Plak Fiyatı diğer ortodonti tedavilerinin fiyatlarına göre biraz daha pahallıdır. Şeffaf Plak Fiyatları ortalama olarak 10.000 – 13.000 TL aralığında değişmektedir.

Metal Diş Teli

Ortodonti tedavileri arasında en çok kullanılmakta olan ve en dayanıklı tedavi yöntemidir. Metal diş teli tedavisinde kullanılan braketler ve teller metalden elde edildiği için estetik açıdan sıkıntı yaratabilir. Bu nedenle metal diş teli tedavisi yararlanacak olan insanların estetik problemleri sıkıntı etmemesi gerekmektedir.

Metal diş teli tedavisinde, metal braketler dişlerin ön yüzeyine yapıştırılır ve braketler arasından teller geçirilerek sabitlenmesi sağlanır. Metal diş teli tedavisi diğer ortodonti tedavilerine göre daha uygun fiyatladır ve daha kısa sürede tamamlanmaktadır. Metal Diş Teli Fiyatı ortalama olarak 4.000 –  8.000 TL arasında değişmektedir.

Görünmez (Lingual) Diş Teli

Görünmez diş teli tedavisinde, braketler ve teller dişlerin arka tarafına yerleştirilmektedir. Braketler ve teller dişlerin arka kısmına yerleştirildiğinden dolayı dışarıdan bakan insanlar tarafından görünmezler. Bu nedenle ortodonti tedavilerinde başvurulan yöntemlerden bir tanesidir. Ancak braketler ve tellerin dişleri uyguladığı baskı diğer ortodonti tedavilerine göre daha az olduğundan dolayı, tedavi süreci daha uzun sürmektedir.

Görünmez diş teli fiyatları metal diş teli fiyatlarına göre biraz daha pahallıdır. Bunun sebebi ise tedavi sürecinin biraz daha uzun sürmesi ve braketlerin dişlerin arka tarafına yerleştirilmesinden dolayıdır. Görünmez diş teli fiyatı ortalama olarak 6.000 – 10.000 TL arasında değişiklik göstermektedir.

Şeffaf Diş Teli

Şeffaf Diş teli tedavisinde, metal diş teli tedavisinde kullanılan metal braketler ve teller yerine, şeffaf braketler ve teller kullanılır. Şeffaf diş teli tedavisini, estetik açıdan kaygı duyan insanlar ya da sürekli olarak insanlarla iletişim halinde olan insanlar başvurmaktadır. Çünkü şeffaf diş tellerinin dışarıdan bakıldığında görülmesi oldukça zordur.

Şeffaf diş telinde kullanılan braketler ve teller metalden farklı bir materyalden üretildiği için metal diş tellerine göre daha pallı olabilirler. Şeffaf Diş Teli Fiyatı ortalama olarak 5.000 ila 10.000 TL arasında değişiklik göstermesidir.

Diş Teli Fiyatı Nasıl Belirlenir?

Diş Teli fiyatı belirlenirken birçok faktör göz önüne alınır. Çünkü diş teli fiyatını etkileyen çok farklı etkenler vardır. Örneğin diş teli fiyatı hangi diş hekimden tedavi aldığınıza göre bile değişiklik gösterebilir. Diş Teli Fiyatı belirlenirken göz önüne alınan etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Diş teli tedavisini alt çene için mi, üst çene için mi ya da her iki çene içinde mi yaptıracağınız diş teli fiyatlarını etkilemektedir.
  • Diş teli tedavisi yaptırmadan önce ağız ve dişlerinizde mevcut olan problemlerinde tedavi edilmesi gerekir. Bu tedavilerde fiyatları etkileyebilir.
  • Diş teli tedavisinde kullanılacak olan braketlerin ve tellerin türleri fiyatların belirlenmesinde etkilidir.
  • Tedavi uygulanacak olan dişlerdeki çarpıklıklar ve yamuklukların boyutları diş teli fiyatlarını etkiler.
  • Diş teli tedavisinin ne kadar süreceği, süreç içerisinde kaç kez kontrol işlemi yapılacağı gibi durumlarda diş teli fiyatlarının belirlenmesinde göz önüne alınan etkenlerdir.

Öğrencilerde Tırnak Yeme Sorunu

Okul öncesi dönemde de karşılaşılan tırnak yeme davranışları, okul çağındaki çocuklarda ve özellikle ergenlik döneminde çok daha yaygın görülmektedir. Uzmanlar, çocuğun tırnak yeme davranışının, yakın çevresinde birilerini görerek taklit etmekten kaynaklanmıyorsa, psikolojik nedenli olacağını ve mutlaka bu davranışın derinlemesine araştırılması gerektiğini belirtiyorlar.

Öğrencilerin Tırnak Yeme Sebepleri

Aile içinde beklediği sevgi, alaka ve anlayışı göremeyen, bütün davranışları kurallarla kontrol edilen, takdir edilmeyen, ezilen, şiddet gören, yaşından büyük sorumluluklar taşıyan, kardeşini kıskanan ya da kardeşi ile karşılaştırılan, aile içi ayrım yaşayan, kavgalı bir aile ortamında büyüyen, ölüm, hastalık, ayrılık gibi onu derinden sarsan olaylar yaşayan çocuk ve gençlerde tırnak yeme davranışı görülebiliyor. Okul başarısına göre değer görmek veya başarısının önemsenmemesi, aşırı korumalı aile ortamından çıkmak, baskı görmek, dikkat dağınıklığı, stres, okulda arkadaşlık kurmakta güçlük çekmek, dışlanmak, aşağılanmak, öğretmenleri tarafından anlaşılamamak, öğrenme güçlüğü çekmek, sınav kaygısı taşımak, yasaklanmak, ceza ve ikazlar karşısında kendini ifade edememek tırnak yemenin sebepleri arasında sayılabilir.

Hangi Kişilik Özelliğine Sahip Çocuklarda Daha Sık Görülür?

Çoğunlukta hassas, duygusal, kabul görmeme ya da anlaşılmama endişesi taşıyan, kaygılı, içe dönük, sorunlarını konuşarak dile getiremeyen, özgüveni olmayan, stresli ve benzeri duygu durumları ile yalnız kalan çocuklarda tırnak yeme davranışı görülüyor.

Tırnak Yemeyi Engellemek İçin Neler Yapılabilir?

Bu davranışın kızarak, azarlayarak hatta cezalandırarak engellenmeye çalışılması, çocuğun üzerindeki duygusal baskıyı artıracak ve dolayısıyla davranışı ortadan kaldırmak yerine daha da derinleştirecektir. Öncelikle çocuğa tırnak yeme davranışının neden olumlu bir davranış olmadığı anlatılmalıdır. İçinde olduğu duyguları rahatça ifade edebildiği; kaygılarını, öfke ve endişelerini dile getirebildiği sağlıklı ortamlar oluşturulmalı, istenmeyen bu davranışı değiştirebilmesi için çocuk teşvik edilmelidir.

Öğrencilerin tırnak yeme davranışlarının arkasındaki sebepler araştırılmalı, kendilerinden ya da çevreden kaynaklanabilen bu sebeplerin ortadan kaldırılması için yeterli gayret ve anlayış gösterilmeli; öğrenciye gerekli destek ve rehberlik hem okul hem de aile çevresi tarafından sağlanmalıdır.

Çocukta gerginlik yaratan nedenler ortadan kaldırıldıkça tırnak yeme davranışı da son bulacaktır. Ancak tüm çabalara rağmen davranışta gerileme görülmüyorsa kesinlikle bu konuda uzman bir psikolog desteği alınmalıdır.

Yeme Bozukluğu Çeşitleri Nelerdir?

Yemek yeme alışkanlığının insanlar tarafından özellikle de ergenlik döneminde bulunan gençler tarafından dış görüntülerinin istenilen hale gelmesi amacıyla sağlık durumları dikkate alınmaksızın değiştirilmesidir.

Yeme bozuklukları, Anoreksia Nervoza, Bulimia Nervoza ve Başka Türlü Sınıflandırılamayan Yeme Bozukluğu şeklinde sınıflandırılmıştır. Günümüzde özellikler gençler arasında ortaya çıkan bedensel görünümünden tatmin olmama durumuyla birlikte sosyal ve çevresel faktörler gibi etkenlerden dolayı bu problem gençler arasında oldukça ciddi bir sorun haline gelmiştir. Gün geçtikçe büyüyen bu sorunun ana kaynakları ve alınabilecek önlemler nelerdir bunlardan bahsedelim.

Yeme Bozuklukları Çeşitlerinin Arasındaki Farklar Nelerdir?

Yeme bozukluğu çeşidi olan Anoreksia Nervoza temelinde yatan en önemli düşünce kilo almaktan korkulmasından dolayı kilo kaybı için aşırı uğraştır. Bunun için de kişi sürekli diyet yapar ve kilo vermesine rağmen bunun yeterli olmadığını düşünerek diyetine devam eder. Yeme bozukluğunun bir diğer çeşidi olan Bulimia Nervoza’da ise kilo alma korkusu aşırı yemek yeme sonrasında kusarak kilo alımını engellemeyi hedefleyerek ortaya çıkar. Başka Türlü Sınıflandırılamayan Yeme Bozukluğu’nda ise yeme bozukluğu belirlenmesine rağmen bu durumun Anoreksia Nervoza ya da Bulimia Nervoza olarak değerlendirilememesidir.

Yeme Bozuklukları Ortaya Çıkmasının En Önemli Nedeni ve Yapılması Gerekenler

Çoğunlukla 12 – 25 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıkan yeme bozukluklarının birçok nedeni vardır. Bunlardan en önemlisi sosyokültürel nedenlerdir. Toplum tarafından zayıf insan algısının farklı empoze edilmesi ve aşırı zayıflığın güzel ve olması gereken bir özellik olarak ifade edilmesi gençlerin de bu konuda farklı yollara başvurmasına ve yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bireysel ve ailesel faktörler de yeme bozukluğunun diğer nedenleri ortaya değerlendirilmektedir. Yapılması gereken en önemli sorumluluk ise bu noktada öncelikli olarak ailelere düşmektedir. Çocuklarında ya da diğer aile bireylerinde bunu gözlemledikleri takdirde farkındalık kazandırmalı, yeterli olmadığına kanaat getirdikleri durumda da bir uzman desteği ile kişinin bu sorununu yenmesine yardımcı olmalıdır. Ayrıca medyanın da bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi ve insanları bu konuda bilinçlendirmesi gerekmektedir.

Hamilelikte Düşük Tehlikesine Karşı Neler Yapılmalı?

Hamilelik kadınlar için hayatın en önemli dönemlerinden bir tanesidir. Önemli olmasının yanı sıra bu dönemin bazı zorlukları da mevcuttur. Bu zorluklardan bir tanesi de düşük yapma tehlikesidir. Bebek yapmak isteyen anne adayları, buna karar verdikleri andan itibaren sağlıklarına da son derece dikkat etmeleri gerekiyor. Düşük tehlikesine karşı alınması gereken önlemler, hamilelik öğrenildiği andan itibaren derhal dikkate alınmalı ve uygulanmalıdır.

Düşük durumu, bebeğin henüz oluşmadan anne vücudundan atılması demektir. Bu olumsuz durumu önlemek amacıyla anne adayları mutlaka tıbbi bir kontrolden geçmeli ve doktorlarına bunun hakkında bilgilendirme yapmalıdırlar. Anne adayları genetik bilgiler hakkında da bilgi sahibi olmalı ve uzman doktorlar ile görüşme sağlamalıdır.

Hamilelikte Düşük Tehlikesini Önleyici Durumlar

Anne adayları düşük tehlikesini önlemek amacıyla hasta insanlardan uzak durmalı ve bazı hayvanlara karşı da dikkatli olmalıdırlar. İlk kez hamile kalan anne adayları için bu tehlike daha fazla olabilir. Bu ihtimale karşı anne adayları, bol bol su tüketmeli ve üreme organlarının temizliğine dikkat etmeli ve doktor gözetimi altında yeterli derecede hormon üretip üretmediğini de kontrol ettirmelidir. Vücudunda meydana gelen anormallikleri doktoruyla mutlaka paylaşmalıdır. Anne adayları aynı zamanda şeker hastalığına karşı da önlem almalıdırlar. Beslenmelerine sık sık düzenli olarak dikkat etmeli ve tükettikleri gıdaların da doğal olmasına dikkat etmelidirler.

Düşük Tehlikesine Karşı Hareketlere Dikkat Edilmelidir

Düşük tehlikesi ihtimalini en aza indirmek için, anne adayları hareketlerine de fizyolojik açıdan dikkat etmelidirler. Aldıkları ilaçların bol su ile alınmasına özen göstermeli, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden de uzak durulmalıdır. Aynı zamanda grip ve soğuk algınlığı gibi basit hastalıklar da dahi doktorlarına danışmadan ilaç almamalıdırlar. Anne adayları kan şekerlerinin oranını da sürekli olarak takip ettirmeli ve tansiyonlarına dair de bir skala oluşturmalıdırlar. Tüm bu durumlara dikkat edildiği sürece, anne adayları için erken düşük tehlikesi durumu olabildiğince aza iner ve sağlıklı bir gebelik süreci geçirerek bebeklerini kucaklarına alırlar.

Doğru Cilt Bakımı ve Makyaj Mutlu Hissetiyor!.

Kadınlar kendilerini daha mutlu daha rahat hissetmelerinde cilt bakımının ve makyaj yapmanın önemli yeri vardır. Cilt bakımı ve özellikle makyaj bayanların moralini yükseltip kendine olan güvenini arttırarak psikolojik olarak kendilerini rahat hissetmesini sağlar

Cilt Bakımı Ve Önemi

Vücudumuzun en büyük organı olan derimiz aynı zamanda dış ortamla en fazla temas halinde bulunan organımızdır. Bundan dolayı mevsimler, fiziksel koşullardaki değişimlerden en çok etkilenen organ olduğundan; Bu etkilerden etkilenmemek, kendimizi korumak için doğru ürünü seçip kullanmak önemlidir. Aksi bir ürünü kullandığımızda cildimizde kızarıklar, cildimizde kuruluklar, cildimizde aşırı yağlanma, cildimizdeki çatlama gibi birçok yan etkisini görebilir sağlığımızı tehlikeye sokmuş oluruz. Doğru ürün kullanıldığında ise cildimizdeki kızarıklardan, kuruluklardan, yağlanmalardan, çatlamalardan cildimizi korumuş oluruz. Düzenli, doğru cilt bakımı her insan sağlığı için önemlidir. Önemsenmesi gereken konu olmalı her insana bilinçli bir şekilde faydaları zararları dile getirilmelidir.

Makyaj Ve Gece Makyajının Önemi

Bayanlar kusursuz görünmek mükemmel olmak için günün belirli bir kısmını ayna karşısında kendilerine makyaj yaparak geçirirler, Kimi bayan ise kendileri değil bir başkasına yaptırarak kusursuz mükemmel görünmeye çalışırlar, Ancak makyaj yapmadan önce ve yaptıktan sonra birkaç önemli noktalara sağlıkları açısından dikkat etmeleri gerekir. Genelde gündüz işe gitmeden önce yapılan makyajlarda yapılan makyajın giymiş olduğu kıyafet ile uyum taşıması, tüm cilt tonunu ve göz rengine uyan makyaj oldukça idealdir. Bu uyumlar çerçevesinde yapılan makyaj en doğru makyaj olmakla beraber kişi kendini mutlu hissetmesini sağlar. Bu çerçevenin dışına çıkarak uyum bozukluğu olduğunda ise yapılan makyajın pek önemi olmamakla birlikte kişiyi mutsuz edebilir. Gece makyajı dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu savunarak kişinin gündüz yapmış olduğu makyajlarda ne kadar doğal olsa da kimyasal maddeler olduğundan yatmadan önce kişinin yüzündeki makyajı ılık su ile temizlemeli yüzüne nemlendirici sürerek cildinin kurumasını önlemelidir.

Yeterli Su İçmenin Faydaları Nelerdir?

Uzmanlar tarafından dünya genelinde yapılan araştırmalara göre, her zaman yeterli su tüketmek mümkün olmuyor. Oysaki hayat kaynağı olarak nitelendirilen su; vücudumuzda besinlerin sindirimi, enerji üretimi, sodyum dengesinin sağlanması gibi temel faaliyetlerinin kontrol edilmesinde ve ilerlemesinde önemli rol oynuyor. Ayrıca gün boyu ter ve üre attığımız için yeterli miktarda su tüketmek önemli hale geliyor. Bunların ardından; Peki günde ne kadar su içmeliyim; sorusunu yöneltmek normaldir.

Kişiden kişiye göre farklılıklar olsa da günde sekiz su bardağı su içmenin günlük su ihtiyacını karşılayacağı düşünülüyor. Suya ihtiyacınız olup olmadığını anlamanın en kolay yolu ise susama hissinizin oluşup oluşmamasıdır. Bazı insanlar gün içerisinde su içmenin akıllarına gelmediğini iddia etse de, vücudumuz susama hissi ile suya ihtiyacı olduğunun sinyalini vermektedir.

Vücuda Gerekli Suyu Tüketmenin Yolları

Suyun, kilo vermeye yardımcı olmaktan tutun da ışıl ışıl bir cilde sahip olmaya kadar birbirinden farklı faydaları vardır. Toksinleri atmak, kilo kaybını desteklemek, bağışıklık sistemini ayakta tutmak, baş ağrılarını ve krampları önlemek, saçların ve tırnakların sağlıklı uzamasını sağlamak bunlardan bazılarıdır.

Şimdi bahsedeceğimiz birkaç öneri sizin de gün içinde yeterli su içip sağlığınızı korumanıza katkıda bulunacak.

  1. Sağlıklı bir maddeden kendinize özel şişe edinin. Dışarıya çıkıyorsanız kendi şişenizi de yanınızda götürün. Böylelikle bir market ya da büfeden su almaya vaktiniz olmasa bile suyunuz her daim yanınızda olacak.
  2. Akıllı telefonunuza hatırlatıcı bir uygulama yükleyin. Eğer su içmeyi aklınıza bile getiremeyecek kadar yoğun çalışıyorsanız akıllı telefonlarınıza yükleyeceğiniz hatırlatıcı bir aplikasyon, sizi bu dertten kolayca kurtaracaktır.
  3. Suyunuzu tatlandırın. Günde sekiz bardak su içmek size zor geliyorsa, su şişenize bir parça limon dilimi yahut bir iki dal taze nane yaprağı yahut küçük bir parça tarçın ekleyin. Böylelikle hem suyunuz tatlanacak hem de vücudunuzun günlük ihtiyacını daha aktif bir içecekle sağlamış olacaksınız.
  4. Su içme zamanlarınızı sabitleyin. Örneğin uyandığınızda bir bardak su için ve bunu tekrarlayın. Yatmadan evvel, duştan çıktıktan sonra, işten gelip eve yeni girdiğinizde bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Bunu aynı zamanlarda yapmaya başlayın ve hayatınızda kalıcı bir şekilde su içme alışkanlığınızı oturtun.

Vestel ve Bosch markalarını yakından tanıyın

Beyaz eşya grubu ile ilk olarak müşterilerin ilgisini çeken Vestel, kısa sürede Türkiye’nin en önemli teknoloji markalarından biri olmayı başarmıştır. Bu çerçevede markaya ait ürün gruplarına baktığımızda geniş ürün ağı ile müşterilerin ilgisini ve ihtiyacını giderecek birçok ürün grubunun olduğunu görüyoruz. Mobil cihazlardan tutunda televizyon modelleri, küçük ev aletleri ve ankastre çeşitleri ile teknolojiye dair aradığınızı marka güvencesi ile temin edebilir ve satın alabilirsiniz. Belirli dönemlerde birçok kampanya ve indirimli ürün seçenekleri ile kullanıma sunulan Vestel marka teknoloji ürünlerinde siz de aradığınızı gururla yerli olarak üretilen ürünlere avantajlı fiyat seçenekleri ile sahip olabilirsiniz.

  • Televizyon modelleri,
  • Vestel Venüs cep telefonları
  • Bluetooth kulaklıklar
  •  Küçük ev aletleri,
  •  Buzdolabı modelleri
  •  Çamaşır makinesi modelleri
  •  Klimalar

Ankastre modelleri arasından siz de ihtiyacınıza yönelik yeni nesil teknolojik özelliklere sahip bu ürünlere Vestel markası ile sahip olabilirsiniz. Vestel Güvencesi İle Ürünleri Uzun Yıllar Severek Kullanabilirsiniz

Günümüzün en çok tercih edilen teknoloji markalarından biri olan Vestel sadece ülkemizde değil dünyanın birçok
ülkesinde tercih edilen teknoloji markalarından biri olmayı başarmıştır. Geleceğe dair birçok yeni ve özel teknolojik
ürün çeşitlerini siz de Vestel güvencesi ile satın alarak uzun yıllar severek kullanabilirsiniz. Vestel sadece ülkemizde
değil dünya piyasasında da marka değerini artırarak öne çıkmayı başarmıştır. Manisa da başlayan teknoloji serüveni
bugün sadece ülkemizin dört bir yanına değil dünyanın en ücra köşelerine kadar ihraç edilmek sureti ile
ulaştırılmaktadır. Birinci sınıf kaliteye sahip markanın teknoloji ürünlerine siz de internet üzerinden ulaşım sağlayabilirsiniz.

Bosch Markasına Ait Ürünler Kalitesi İle Öne Çıkıyor

Günümüzün en çok tercih edilen teknoloji markalarından biri kuşku yok ki, Bosch ürünleri olup, siz de evinizde
severek ve güvenle kullanabileceğiniz bu ürünleri avantajlı fiyat seçenekleri ile temin edebilirsiniz. Uzun süre kullanım
imkanı sunan Bosch markasına ait tüm ürünler birinci sınıf kaliteye sahip olup, tamamen müşteri memnuniyeti göz
önüne getirilerek üretilmektedir. Satış sonrası teknik destek hizmetleri ile güvenle tercih edebileceğiniz dünya
markası ürünler kalitesi ile öne çıkmaktadır. Detaylı araştırma yaparak siz de dünyanın bir numara olma yolunda son
dönemlerde önemli adımlar atan Bosch markasına ait ürünleri tercih ederek birçok ihtiyacınızı karşılayan bu ürünler
birinci sınıf kalite ile sahip olabilirsiniz.

Geçmişten Günümüze Birçok Başarı Hikayesi Yer Alıyor

Köklü teknoloji markalarından biri olan Bosch 1886’da başlayan serüveni bugün dünyanın en önemli teknoloji markası
olma yolunda önemli adımlar atarak gelmiştir. İlk olarak Global adımların atıldığı 1906 ve 1925 yılları Bosch markası
günümüze gelene kadar birçok başarı hikayesi ile çeşitli başarılara imza atmıştır. Siz de günümüzün en güvenilir
teknoloji markalarından biri olan Bosch markasına ait ürün çeşitlerini tercih ederek yaşam alanlarınızda severek
kullanabilirsiniz.